COMPLIANCE
Vergi uyumu (Tax compliance) terimine bakınız.
Vergi uyumu (Tax compliance) terimine bakınız.
KANAL YÖNTEMİ: Gelir ya da giderlerin diğer bir tarafa aktarılmasına yarayan yöntem
ÇOK ULUSLU İŞLETMELER TARAFINDAN VERGİDEN KAÇINMAK İÇİN KURULAN ŞİRKET: Vergiden kaçınma amacıyla kurulan bir şirket olup ki elde edilen gelir bir şirket aracılığıyla kanal vazifesi gören diğer şirkete aktarılır ve daha sonra söz konusu gelir kanal şirketi tarafından temettü, faiz, royalti ödemesi vb. olarak hissedarlarına yeniden dağıtılır.
BEDEL: Bir sözleşme oluşturmak için diğer tarafça belirli bir vaat ya da edim karşılığında verilen mallar dâhil değeri olan herhangi bir şey
KONSOLİDE VERGİ BEYANNAMESİ: Grup olarak tüm şirketler tarafından doldurulan ancak ana şirket adına verilen ortak vergi beyannamesi
KONSORSİYUM: Riske sahip bazı özel yatırımlar için geçici bir süreliğine birlikte faaliyet sürdüren teşebbüsler, kişiler, ortaklıklar ya da şirketlerin oluşturduğu birlik
ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI: Kurumlar tarafından ortaklarına ya da ilişkili kişilerine nakit olarak ya da ayni olarak yapılan ancak temettü olarak ifade edilmeyen çeşitli ödemeler vergi kanunları tarafından kar dağıtımı olarak kabul edilir ve vergisel açıdan bu ödemelere temettüymüşler gibi muamele yapılır.
ZIMNİ SAHİPLİK: Bir mükellef, sadece dolaylı olarak sahip olduğu mal varlığı ya da sermayenin gerçek sahibi olarak kabul edilebilir.
TÜKETİM VERGİSİ: Genellikle, mal ya da hizmetlerin nihai tüketimine yönelik olarak alınan vergi
FASON İMALATÇI: Birçok durumda fason imalatçı, üretim maliyetlerinin düşük olduğu ülkelerde kurulur ve ana şirketi tarafından geliştirilmiş bir gayrimaddi varlığı kullanmak için lisansa sahiptir. Fason imalatçı, mal üretebilmek için gayrimaddi varlık kullanır ve ürettiği malları ana şirketine nihai tüketicilere dağıtılmak üzere yeniden satar.
KATKI ANALİZİ: Transfer fiyatlandırması uygulamalarında kar bölüşüm yönteminin kullanıldığı durumlarda, katkı analizi, kontrollü işlemlere katılan her bir ilişkili kişi tarafından üstlenilen işlevlerin göreceli değerine dayalı olarak işlem nedeniyle elde edilen toplam karın ilişkili kişiler arasında bölüştürülmesini zorunlu kılar.
KONTROL: Bir kişinin diğer bir kişiyi, kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesini sağlama kapasitesi veya bu kapasitenin kullanılması. Bir kişi tarafından diğer kişi üzerinde sahip olunan kontrolün kullanılması, gerçek kişi ve kurumların vergi yükümlülüklerini azaltma ya da bu yükümlülüklerden kaçınmalarına yardımcı olabilir. Bir şirket, diğer şirketin % 50’den fazla oy hakkı olan hisse senetlerini elinde bulunduruyorsa genel olarak o şirketi kontrol ediyor sayılır. Ancak, kontrol etmeye ilişkin tanımlar ülkeden ülkeye ve duruma göre değişiklik göstermektedir.