RAMSAY CASE
RAMSAY DAVASI: 1981 yılında İngiliz Lordlar Kamarası tarafından hakkında hüküm verilen Ramsay davası (W.I. Ramsay Ltd. v. IRC, Eilbeck (Vergi müfettişi) v. Rawling), 1970’li yıllarda İngiltere’de uygulanmış olan vergiden kaçınmaya yönelik karmaşık uygulamaları kapsamaktaydı. Davada, sonuç olarak birbirinin etkisini ortadan kaldırmış ve vergiden kaçınma amacıyla gerçekleştirilmiş olan işlemler silsilesinin vergisel açıdan göz ardı edilebileceği yönünde karar alınmıştır.
RATES
BELEDİYE VERGİLERİ: İrlanda’da uygulanan ve eskiden İngiltere’de uygulanmış olan mahalli vergi. Bu vergiler, emlakın yıllık kira bedeline dayalı olarak gayrimenkulleri kullanan kişilerden tahsil edilmektedir.
RATIFICATION
ONAY (TASDİK): Anlaşmanın taraflarından birisi için anlaşmanın uygulamaya konulmasından evvela o ülkenin anayasası veya iç mevzuatı tarafından gerekli görülen yasama organının resmi izni veya onayı
REAL PROPERTY (REAL ESTATE)
GAYRİMENKUL MAL (EMLAK): Arazi ve aşağı yukarı ona bağlı olan her şey. Bu kavram, “taşınmaz mal” anlamında da kullanılmaktadır.
REALIZATION
TAHAKKUK ETME: (GERÇEKLEŞME): Hakların yasal olarak talep edilebildiği veya yükümlülüklerin hukuken yerine getirilmesi gerektiği zamanı ifade etmek için kullanılan hukuki kavram
REALIZED GAIN/LOSS
TAHAKKUK ETMİŞ KAR/ZARAR: Bir varlığın elden çıkarılması sonucu ortaya çıkan fiili kar/zarar
REBATE
İNDİRİM: Bazı ülkelerde “vergi indirimi” ile eş anlamlı olarak kullanılan terim
RECIPROCITY PRINCIPLE
KARŞILIKLILIK İLKESİ: Ülkeler arasında vergi imtiyazı yönünde taleplerin bulunduğu durumlarda birçok vergi konusunda (özellikle vergi anlaşmalarının söz konusu olduğu hallerde) “Al-Ver İlkesi” işler. Karşılıklılık, iç mevzuat açısından mükelleflere muafiyet sağlama bakımından geçerli olan dayanağı ifade eder, örneğin eğer diğer ülke de karşılıklı ve eşit bir muafiyet sağlıyor ise yurtdışında ödenen vergiler için ilgili ülkede de muafiyet tanınır.
RECOURSE
RÜCU ETME: Tali olarak taahhüt edilmiş varlığın yanında borç alan kişinin yükümlülüğümü yerine getirmemesi durumunda alacaklının borçludan parasını talep edebilme ehliyeti
RECOVERY OF TAX
VERGİNİN İADESİ/TAHSİLİ: Mükellef açısından, verginin iadesi (geri ödenmesi) anlamına gelir. Vergi otoriteleri açısından ise vadesinde ödenmemiş verginin tahsili anlamına gelir.
REDEMPTION
BORCUN İTFASI: Bedeli itfa edilen hisse senedinin iptal edilip edilmediği, tedavülden kaldırılıp kaldırılmadığı veya kasada tutulup tutulmadığına bakılmaksızın bir şirketin belirli bir varlık karşılığında kendi hisse senetlerini geri edinmesi
REDUCED RATES
İNDİRİMLİ VERGİ ORANLARI: Birçok ülkede, çeşitli vergi kanunları ile uygulanan olağan vergi oranları belirli durumlarda indirimli olarak uygulanabilir. Örneğin, vergi anlaşmalarına göre indirimli vergi kesintisi oranı sıklıkla temettü, faiz gelirleri ve gayrimaddi haklara (royalti ödemelerine) uygulanır.